Neden Göğüs Estetiğine İhtiyaç Duyulur?

Neden Göğüs Estetiğine İhtiyaç Duyulur?

Anneliğin ve üremenin simgesi haline gelmiş olan göğüsler aynı zamanda kadınlığı ve cazibeyi de ön plana çıkartan etken olarak kabul görmektedir. Geçmişten günümüze kadar kadın göğüslerine toplumlar arasında farklı olumlu anlamlar çıkartılmıştır. Bunlardan biri eski uygarlık dönemine dayanan iri göğüslü olmanın “bereket” kavramıyla zihinlerde eşleştirildiğidir. Aslında tüm bu anlamlar altında duygusal bir bakış açısı barındırmaktadır. Hal böyle olunca da kadınların kendi göğüslerine önem vermeleri oldukça normal bir durum olarak karşılanmalıdır.

Geçmişten Günümüze Göğüs Estetiği

1800’lü yıllardan itibaren başlayan göğüs büyütme çabaları 1950’li yıllarda güzellik algılarının tüm toplumlar arasında genel bir hal almasıyla daha da artmış bulunmaktadır. Yağ bezesi, hayvan kıkırdağı ve kauçuk gibi çeşitli malzemelerin göğüs büyütme amacıyla denenmesi sonucunda silikon jel meme implantı ortaya çıkmıştır. Bu gelişmeden sonra kadınların göğüs estetiğine olan ilgisi daha da artmış, istedikleri boyutlarda göğüslere sahip olabilmek için cerrahi müdahaleleri tercih etmişlredir. Gelişen teknoloji ve tıp alanındaki yenilikler sayesinde günümüzde daha iyi meme protezleri kullanılmaya başlanmıştır. Bu sayede daha iyi ameliyat sonuçlarına ulaşılmıştır. Böylece giderek talep artmıştır.

Göğüs Estetiği Yaptırmanın Sebepleri

Her insan sahip olduğu bedenle mutlu olmak ve daha güzel hissetmek ister. Dişiliğin sembolü haline gelmiş göğüsler için de aynı durum söz konusudur. Kadınlar daha dolgun ve büyük göğüslere sahip olmak isterler. Bu isteğe ulaşmanın yolu göğüs büyütme estetiği ameliyatlarıdır.

Göğüs estetiği ameliyatı talep etmenin farklı sebepleri olabilmektedir. Bazı kadınlar göğüslerinin küçüklüğünden şikayetçi olurken bazıları sarkıklığından veya bedenine göre fazla büyük olmasından memnun değillerdir. Bu gibi durumlar hastanın sosyal yaşantısına doğrudan olumsuz şekilde etki etmektedir. Kişinin sahip olduğu vücuttan memnun olmaması özgüven eksikliğini de beraberinde getirmektedir. Tüm bunlar psikolojik olarak kişiyi yıpratmakta ve daha büyük sorunların oluşumuna yol açabilmektedir. Örneğin vücut yapısına göre olması gerekenden küçük ya da büyük göğüslere sahip bir hastanın kıyafet seçimi de buna göre olmalıdır. Bu da hastanın günlük yaşantısını kısıtlayan bir durum olarak karşısına çıkmaktadır. Kısıtlanmış veya rahat hissedememe durumları zamanla yetersizlik veya eksik hissetme duygusuna dönüşebilmektedir.

Genetik Faktörler

Estetik olarak göğüs şeklinden ve büyüklüğünden memnun olmayan hastaların şikayetlerinin bir diğer bağlı olduğu durum ise genetik faktörlerdir. Ergenlik döneminin sonlarına doğru vücut gelişimi tamamlandığında bazı hastalarda göğsün yeterince büyümediği durumları gözlemlenmektedir. Ailesel etkenler, hormonal gelişim ve polikistik over sendromu gibi karşılaşılan durumlarda göğüs vücut yapısına uygun olarak gelişmeyebilmektedir. Bu da hastanın kendi göğüslerinden memnun olmamasına sebep olmaktadır. Ayrıca vücut yapısına uygun olmayan göğüslere sahip olan hastalarda bazı sağlık problemleri meydana gelmektedir. Boy, kilo, omuz ve göğüs kafesi genişliğinden orantısız büyük göğüslere sahip olan hastalar boyun ve sırt ağrısı çekmektedir. Boyun ve sırt ağrılarının nedeni hastanın kas iskelet sisteminin kaldırabileceğinden ağır göğüsleri taşımak zorunda olmasıdır. Bilimsel olarak kanıtlanmış olan kas iskelet sistemine ağır gelen göğüslere sahip hastaların ileri yaşlarda kas iskelet sistemlerinden kaynaklanan sağlık problemleri yaşama riski daha fazla olmaktadır. Sağlık sorunlarına yol açan göğüs büyüklüğünden kurtulmak için de estetik operasyonlar çözüm olarak tercih edilmektedir.

Emzirme Dönemi ve Hamilelik

Hamilelik ve doğum sonrası emzirme döneminde göğüslerde oluşan sarkmalar da hastaları göğüs estetiğine ihtiyaç duyar hale getirmektedir. Göğüsler yapısal olarak dışa doğru gelişmiş bir organ olduğu için askı sistemi çok güçlü değildir. Bu nedenle çeşitli faktörler askı sisteminin zorlanmasına dolayısıyla sarkma oluşmasına sebep olmaktadır. Hamilelik döneminde vücutta yaşanan değişimlerden biri göğüslerin büyümesi ve meme ucunun aşağı doğru yer değiştirmesidir. Ancak emzirme dönemi sonunda göğüsler küçülerek tekrardan eski halini almaktadır. Eski haline dönen göğüslerde hastanın deri yapısının elastikiyeti ve sağlamlığı sarkma oluşup oluşmayacağını belirlemektedir. Kadınların çoğunda emzirme dönemi sonrası göğüsler küçülse dahi belirli oranda sarkma gözlemlenmektedir. Oluşan sarkmanın düzelmesi için göğüs estetiği ameliyatına ihtiyaç duyulmaktadır. Göğüs estetiğine ihtiyaç duyulan bir diğer durum ise aşırı kilo alıp verme sonrası oluşan sarkmalardır. Kilo kaybından dolayı cilt dokusu gevşemekte ve bundan en çok etkilenen bölgelerden biri de göğüs şekli olmaktadır. Ayrıca meme kanseri tedavisi sonucu göğüslerinden birini ya da her ikisini birden kaybeden hastalara da göğüs estetiği yapılmaktadır. Kanser sonrası yaşanan meme kaybının telafisi amacıyla, hastanın kendisini sağlıklı hissetmesi için göğüs rekonstrüksiyonu yapılmaktadır.

Estetik cerrahi alanında kişiyi en çok tatmin eden ameliyatlardan biri göğüs estetiği ameliyatlarıdır. Göğüs estetiği sonrası hasta kendi bedenini beğenmekte, göğüs büyüklüğü kaynaklı yaşadığı sağlık problemlerini geride bırakmakta dolayısıyla yaşam kalitesini arttırmaktadır. Göğüslerinden dolayı günlük yaşantısında utanma duygusunu yaşamak yerine özgüvenli olarak hayatına devam etmektedir. Psikolojik doyumu sağlayan estetik operasyonlar kişinin sahip olduğu bedeni sevmesine ve görünümünden memnun olmasına olanak sağlamaktadır.

Yazımızı paylaşın

Bir cevap yazın